27 Aralık 2011 Salı

iki prens..


  merhabalar..diğer yazımda sizlere kızımdan bahsetmiştim.bu seferde oğullarımdan bahsedeyim istedim..bu aralar neler yapıyorlar..
ilk olarak canım oğlum ALPEREN..ilk gözağrım..Alperen 5. sınıfta bu sene ve dersleri her zaman olduğu gibi bu senede iyi dersleri...anasınıfında beni ne kadar uğraştırdığını hatırlıyorumda..sınıfaına,öğretmenine ve arkadaşlarına alışma zorluğunu..Allah'ım kabus gibiydi..çok şükür ilerisi korktuğum gibi olmadı:))
dedim ya Alperen'in dersleri çok iyi  bu yüzden onu busene özel okul sınavlarına sokmak istiyorum..hayırlısı..eminim ilerisi için orada daha iyi eğitim alma imkanı olacak..ama onda bu konuda hiç heves yok..ergenlik sinyallerini veriyor yavaştan..evet henüz 10 yaşında ama başladı ufaktan asilikler,ses yükseltmeler..aslan burcu ya kendini göstermesi lazım..bende aslan olduğum için anlıyorum onun hissettiklerini..ama evladım annen hiç sabırlı biri değil ki..senin bu büyüme ve kişilik oluşturma döneminde sana yararlı olabilsin..hiç istikrarlı değil ki sana örnek olabilsin...
Alperen aynı zamanda acaip bir sorumluluk duygusuna sahip..hatta bazen bu durum beni çok kızdırıyor..hayatım boyunca hiç haz etmedim takıntılı insanlardan ..korkuyorum onun da bu tür bi insan olacağından..biraz rahat olsun istiyorum..tamam planlı programlı olmak herzaman iyidir de biraz da hayatın akışına bırakacaksın kendini..görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..bizim bilmediğimiz ve göremediğimiz neler var hayatta kimbilir..biraz bunu öğretebilsem ona..
evet sıra geldi Kerem'e..benim SÜRPRİZ PAKETİM..ben onları ikiz gibi büyüttüm..aralarında sadece 1,5 yaş var..kerem bebekken okadar uysal ve sakindi ki..hiçbirzaman bana problem çıkarmadı..ne yemek yerken ne uyurken..bebekken meme emdikten sonra gazı bile olazdı yavrumun..sanki ''anne ben sana sürpriz geldim ama inan sana hiç zorluk çıkarmıcam''dermiş gibiydi..anasınıfında da hiç problem yaşamadık..hemen alıştı okuluna,arkadaşlarına,öğretmenine..ama ilkokulda Alperenden daha fazla uğraştı beni..yazması da okuması da daha zor oldu..hala birçok ödevini birlikte yapıyoruz..Alperende hiç böyle olmamıştı..
Kerem hernekadar daha girişken gözüksede eğer karşı taraftan karşılık göremiyorsa pasifleşiyor..tıpkı şuan öğretmeniyle ilişkisinde olduğu gibi..ben ve eşim elimizden geldiği kadarıyla öğretmenle iletişim halinde olmaya çalışıyoruz ki,öğretmenin çocuğumuzla ilgi ve alakası buna parelel olsun..fakat yeterli olmuyor galiba..yada öğretmenimizin istekleri dahamı fazla??bilemiyorum..özgüvenini tam oluşturamamasından korkuyorum..inşaallah korktuğum başıma gelmez.ancak seneler geçipte onları güzel yerlerde,hayırlı hizmetler yapan iki delikanlı olarak gördüğümde geçecek galiba bütün korku ve endişelerim..
velhasılı kelam;ne kadar çocuğun var okadar hayata dair korku ve endişelerin var..

20 Aralık 2011 Salı

yazmalı....

yazmalı da nereden ,nasıl başlamalı??gecelerim bu şirineyle hala ve de ısrarla kabus şeklinde geçerken,gündüzler aksine çok eğlenceli oluyor..benim minik kızım yaptığı yaramazlık ve şaklabanlıklarla annesini güldürüyor..hele o gün gezmeye  gidilecekse bir sevinç,bir mutluluk sormayın:)dişleri çıkıyor sırayla ve artık daha düzgün kelimeler söyleyebiliyor..anne kelimesini annem,şimdide anneme olarak geliştirdi...bildiği bütün kelimelere ekler ilave etmeye başladı minik cadı..yemek yemesinde biraz sıkıntımız var şu sıralar..ama şükürler olsun şu vakte kadar hastalıksız ve sıfır antibiyotikle geldik bunun için çok mutluyum..ahh birde şu gece uykuları bir düzene girse...hala meme emiyor ve gece enaz 3-4 kere emmek için uyanıyor..tabi bu durum sonucunda benim halimi yazmaya gerek yok sanırım:(işte dostlar bizim bu sıralar halimiz böyle..sanmayınki bu kadar kısa..yaşanılan çok şey varda yazacak vakit yok..daha sırada ben ve oğullarım varız..bizde en son durum nedir onlarıda yazacağım inşaallah..şimdilik hepinizi öpüyor ve kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum..kalın sağlıcakla:))

4 Aralık 2011 Pazar

üç çocuk ve bir hayat..

gerçekten üç çocuğa bir hayat yetermi??yaşayan biri olarak cevabım:HAAYIRRR...hepsi ayrı ayrı ilgi ve sevgi istiyor ,bekliyorlar..ama benden bir tane var:(( hepsine yetişebilmem mümkün değil..bu yüzden arada atladığım şeyler oluyor haliyle..ve sonrasında müthiş vicdan azabı duyuyorum..okadar çok şey varki anlatacak..biraz onlardan biraz benden..ama şöyle oturup sakin kafayla yazabilecek vakitde okadar kısıtlıki..malesef..misal şu ufacık yazıyı bile kızım tepende çığlık atarken yazma mücadelesi veriyorum..yoksa bende isterdim durumumu anlatan,anlatıpta rahatlamama sebep olacak yazılar yazmak..ama olmuyor işte..bu yazıya başlarken bile aklımda neler vardı yazmalıyım dediğim..fakat Berra'nın çığlıklarıyla birlikte hepsi uçtu gitti..
siz yinede beni takipte kalın a dostlar..kimbilir belki bir fırsatını bulurumda güzel bir yazıyla hasbihal ederiz sizlerle..emanetçilerin en eminine emanet olun..hepinizi takipteyim..sevgiler..

25 Kasım 2011 Cuma

sevgili blog arkadaşlarım sümeyye (cici şeyler dükkanı)arkadaşımın ikazı ile kendime geldim ve baktımki benim bloguma yorum bırakamıyormuşsunuz:( bende epeydir var bu işte bir tuhaflık diyordum..çünkü beni yorumlarıyla yalnız bırakmayan değerli arkadaşlarım var..sizden ricam ben ayarlarla oynadım değişiklikler yaptım sizde yorumyazılıyormu diye bir kontrol etmek adına bana yorum yazarmısınız..eğer olmazsa bir zahmet bana zeynep-h.a.k@hotmail.com adresime mail atarsanız beni çookk bahtiyar eylersiniz..
hepinize ilgi ve alakanızdan dolayı teşekkür ediyorum..sevgiler..

18 Ekim 2011 Salı

tatilden..


                                   Berra bütün oyuncakları denedi sırayla..
                             tabi abilerde oyunları...
                                    ama ençok sallanan bu at arabasını sevdi..
                               Kerem de ayakları zor yetişsede araba yarışını..
tabii Alperen de....                                                           

                                           otelin  içinden..
                                          ve odamızın balkonundan..
                                           Berra'nın şaşkın bakışlarından...birazcık..

14 Ekim 2011 Cuma

kısa bir tatil..

   evet 4 günlük tatilimiz bitti ve biz evimize döndük..tatil bu maceraya tam denk gelecek bir kelimemi pek bilemiyorum gerçi:(evet evet maceraydı...özellikle dönüşümüz tam bir aksiyondu..
  çok uzun tutmayayım anlatacaklarımı..Antalya da uçaktan indik 2 saatlik bir otobüs yolcluğuyla Alanyada kalacaımız otele vardık..güzel bir 4 günün ardından..pazar günü 12 de Antalya havaalanındaydık..uçağımız 13:40 da olduğundan rahat rahat işlemlerimizi hallederken birde ne görelim eşimin uçak bileti dışındakiler yani benim ve çocuklarınkiler yanmış..meğer biletleri aldığımız şirket bizim dönüş biletlerini Antalyaya geldiğimiz günün öğlenine vermiş..bizde eşimin biletine baktım dönüş saati için diğerlerine bakma gereği duymadık..ailecek alındığı için biletler..neyse firma yetkilisi eşime ''sen git biletin yanmasın diğerleri öbür uçakla gelir''diyor..nasıl bıraksın bizi 3 çocuk ve ben..aman Allahım..olmaz öyle şey dedi eşim..uçakta boş yerde yokmuş yeni bilet alıpta gidemiyoruzda..bir sonraki uçak 22:45...ahh çıldırıcam..hadi oğlanlar neyse bi şekilde oyalanırlarda Berra ile naparım okadar saat havaalanında..okadar kızdım ki..oan biletleri aldığımız şahısı arayıp ağzıma geleni söyleyebilirdim..eşim ben gidince ilgilenicem falan dedi de sakinleştim..bide şirket sahibi arkadaşı yoksa ben yapacağımı bilirdim..benim karadeniz damarım tutsaydı..ahh onları kim alırdı elimden..
  biz biletlerle uğraşırken hafif hafif yağan yağmur hızlanmaya başladı..sonra başka bir firmadan yeni biletler aldık..saat 15:20 ye..geçtik oturduk uçak saatini bekliyoruz..bir saat...iki saat..sürekli rotar anonsları yapılıyor..dışarısı kıyamet..nasıl bir yağmur..bize yiyecek içecek dağıtılıyor..ahh diyorum bu gece burdayız herhalde..nihayet uçağa biniyoruz..uçağın merdivenlerini çıkana kadar üzerimiz Berraya sardığım havlu sırılsıklam oldu..uçakta örtü dağıttılar kurulandık..havalandık 5 dakika sonra uçak hava boşluğuna düştü..bağırışmalar..noluyo nidaları..sonra hemen düzeldi Allahtan..pillotta hemen anons yaptı korkulacak birşey olmadığına dair..55 da.nın sonunda istanbula geldik..çocuklara dedimki ''oğlum öpün yeri vatan toprağı çok şükür geldik..''
  bebekle tatil yapmak ayrı zorduda bide yolculukta böyle sıkıntılar yaşanınca..off ki off..bizde sonra Antalyada sel olmuş zaten..işte böyle bir maceraydı yaşadıklarımız ki ben kısa geçtim..tatil fotolarımızda diğer yazıya kalsın ozaman..sevgiler..

4 Ekim 2011 Salı

bu aralar..

  yapılacak okadar çok işim varki..sanmayın ki ben bazı blog arkadaşlarım gibi çookk becerikliyimde işlerim yoğun yetiştiremiyorum..benimki sadece tembellik:((evdeyim şu sıralar..yani..hani eskiye nazaran :)hafta sonu annemlerdeydik çocuklarla..pazar günü Halim gelip aldı ve eve döndük..geldiğimden beri  çamaşır yıkayıp asıp katlıyorum..bu akşamda hayırlısıyla ütülerimi yaparsam..şimdilik bu durum idare edecek beni..
  perşembe günü ufak bir tatile gidiyoruz Antalyaya..pazar akşamı döneriz inşallah..çocuklar çok sevinçli.tatilden çok ilk kez uçağa binecekleri için mutlu ve heyecanlılar..
  artık gelince güzel fotolarla görüşürüz dostlar..dualarda unutmayın bizide:))

29 Eylül 2011 Perşembe

..heyy dostum merhaba..

  iki aylık bir aranın ardından herkese merhaba..evet iki aydır internetimiz yoktu..bağlantı hallolunca ilk işim bloga girmek oldu..sizleri blog arkadaşlarımı çookk özledim:))şimdilik birkaç arkadaşımın sayfasına bakabildim..inşaallah vakit buldukça iki aylık kayıbı gidermeye çalışacağım:))eee keyifler nasıl bakalım..umarım herşey yolundadır..biz 3 aylık bir tatilin ardından maratona kaldığımız yerden devam ediyoruz..çok şükür..
  size anlatacağım şeyler tabiki var..iki aylık birikim kolaymı??yavaş yavaş hepsini yazacağım buraya..yurtdışında yaşayan kendileriyle sadece mailleşmek suretiyle görüşebildiğim arkadaşlarım bir ses ediverin hele..bir kaçınıza mail attım ama cevap alamadım..özlendiniz..

4 Temmuz 2011 Pazartesi

şile..


sıra geldi beyefendilerin tatil resimlerine..gerçi bu ufacık tatil kaçamağı onların dişinin kovuğuna gitmeyi ya..neyse artık iğneadada doyarlar denize..sonra nereye gideceğimizde Allah kerim..bana kalsa şöyle bir karadeniz turunu tüm deniz,kum ve güneş üçlemesine yeğlerim..gerçi Berra ile nasıl olur uzun araba yolculuğu onuda bilmiyorum..eve geldik yıkanıp paklanma faslından sonra ee karınları acıktı tabi:)yemek içmek derken bizim dörtlü(Alperen,Kerem,Alihan ve Emrecan-kuzenler-)oturdular okey başına..oynamayı çok bilirlermiş gibi..gerçi iyi oldu bizim açımızdan.en azından belli bi süre sesleri çıkmadı.ertesi gün gece 23:00 sularında da döndük evimize..

3 Temmuz 2011 Pazar

tatil başlasın..

  tatil başlasın artık değilmi?biçok kişi için tatil yarılanmış olsada bizimki biraz geç başladı..geçen hafta sonu şiledeydik..benim 3 numaralı görümcem orada ikamet ediyor..hem ziyaret hem küçük bir kaçamak olsun dedik..şileye varmamızla çocukların denize ne zaman gidicez demeleri bir oldu..haklılardıda..şile haladan çok deniz demek onlar için:))bizde hemen hazırlandık tuttuk sahilin yoluna..gidişi güzel yokuş aşağıda dönerken evlere şenlik..resman can çekişiyoruz..helede kucağımızda sürekli birbirimize pasladığımız Berra'cık olunca..
  oğuzhan abisinin omuzlarında halinden gayet memnun Berra..                                                              

                                                                                                           
...taki denize görene kadar..okadar korktuki denizden..zaten son bir kaç aydır yıkanırkende çok ağlıyordu..bukadar suyu bir arada görünce yıkanacak zannetti herhalde:)
  kucağıma yatıp ağlamaya başladı..sonra kovasına deniz suyu doldurduk kumla oynadı biraz ama yok..keyfi hiç yerine gelmedi..en sonundada kucağımda uyuyakaldı..

22 Haziran 2011 Çarşamba

Gündem Türkçenin çocuklarından muhteşem konser ZAMAN

Gündem Türkçenin çocuklarından muhteşem konser ZAMAN
dün akşam seyrettinizmi bu muhteşem geceyi??9 senedir hiç bıkmadan usanmadan seyrediyorum..ve her seferindede çok heyecanlanıp duygulanıyorum..
şükür ki atılan tohumlar filizlendi..senelerin emeği,akıtılan gözyaşları,edilen dualar..o kadar çok insanın emeği varki bu hizmette..hepsine maşaallah..anavatandan yola çıkan,dünyanın dört bir yanına giden abiler ablalar sizlerle ne kadar gurur duysak az..sayenizde bizimde ğöğsümüz gururla kabarıyor..belki-inşaallah-bizimde bu çorbada zerre miktar tuzumuz vardır diye seviniyor,övünüyoruz..
davetlilerin çocukları ayakta alkışlamaları beni ne kadar gururlandırdı ki gözyaşlarımı tutamadım..zaten ben her sene büyük bir heyecanla olimpiyatları bekleyip seyrettikten sonra böyle koyveriyorum..napayım okadar güzellerki..o kadar bizdenlerki..sarfedilen emek okadar ortadaki..yapılan hizmetin büyüklüğü ve niyetin halisane oluşu okadar belliki..başka türlü olsaydı-hani bazı beyin yoksunu insancıkların düşündüğü gibi-bunların altında başka niyetler amaçlar olsaydı muhakkak bi yerlerden fire verirdi..bu çocuklar öğretmenlerinden,belletmenlerinden o sıcaklığı,samimiyeti ve içtenliği göremeyip hissedemeselerdi bu harika sonuç ortaya çıkmazdı..
söylenecek yazılacak okadar çookk şey varki..benimki gibi kelime yoksunun beceremiyeceği kadar çookk..zaten maşaallah kalem ehli yazıyor..bana gerek yok..herşey ortada..
benimde arkadaşlarımın bir kısmı şuan yurtdışında vazifeli..yaptıkları fedakarlıkları,çektikleri zorlukları ve burada bırakıp gittikleri rahat ve müreffeh hayatlarını bizzat biliyorum..onların hepsinden Allah razı olsun..onlar fedakarlık yapıp oralara gitmeselerdi bugün bu manzaralar karşısında bizde hakkımız olmadan gururlanma payesini kandimizde bulamazdık..
hizmetdaşlarım;bunlar sizin başarılarınız..Allah birinizi bin eylesin..yeryüzü var olduğu sürece sizlerde daim olun..Rabbim himmetinizi a'li ,hizmetinizi kabul eylesin..birgün biryerlerde bizlerede söz hakkı tanınıp sorulursa ;vazifelerini yaptıklarına şahitmisiniz diye cevabım şudur;BİN KERE RAZIYIM..MİLYON KERE RAZIYIM..onlar vazifelerini yaptılar..biz -ben- ise ancak yollarda tökezleyip düşünlerden olduk..

20 Haziran 2011 Pazartesi

yaz...

bu sene de böyle oldu napalım..baharı içimize çekip iliklerimize kadar hissedemeden yaz geldi..olsun..geldi ya..cam pencere açıldı..güneş ışınlarını her yere ulaştırdı..
  yaz güzelde özellikle İstanbul çok nemli olduğu için bazen nefes almakta zorlanıyoruz..ama şikayetçimiyiz..haayyıırr..her yer yemyeşil..çiçekler rengarenk..seviyorum yazı..bide benim gibi büyük şehirin küçük bir semtinde doğayla içiçe bir yerde oturuyorsanız dahada keyifli oluyor yaz..bizim hiç pikniğe gidelim olayımız olmaz mesela..kapımızın önü piknik yeri..gölge istediğimizde otururuz bahçedeki bir ağacın altına demleriz semaverde mis kokan çayımızı..canımız istediğinde yürürüz rahatlıkla..ben arada bisiklete binerim ormana doğru..okadar huzur verici ki..tarifi yok bunun..bizzat yaşamak lazım..buralara çok zor alışmış olsamda seviyorum artık yaşadığım yeri..artık şehir merkezleri benim için sadece alışveriş doktor ve belki değişiklik olsun diye var..

30 Mayıs 2011 Pazartesi

motivasyon zamanı..

 artık bu kadar bunalım takılmak yeter..bugün itibariyle atıyorum üzerimdeki tüm ağırlıkları..ruhen ve bedenen bir diriliş moduna girdim bugün..herşeye kaldığım yerden devam edicemm..arada yaşadığım sıkıntılı dönemide hiçç yaşamadımm farzedicemm..
  hayat güzel,yaşamak herşeye ve herkese rağmen çokk güzel...
  öyle garip bi tipiki tembellik içinde ruhen ve bedenen debelenirken birden birilerinin söylediği bir söz motive olmamı sağlıyor..bazende saatlerce konuşsam yada dinlesem hiçç tınmıyorum..nato kafa nato mermer misali...ama olsun gün bu gündür vira bismillah..
  gerçi yinede hayatımdaki herşey çok yolunda değil ama..ammaann varsın eksik kalsın bazı şeyler..zaten herşeyin tam olmasını beklesem ömür tükenecek..hayat ziyan olup gidecek..çok şükür sağlıklıyım,birbirinden güzel üç çocuğun annesiyim,başımı sokacak bir evim var,yarın ne yiyeceğim diye bir derdim yok,istediğim şeyi alıp istediğim gibi geziyorum...daha ne olsun şu üç günlük dünya adına..
  birde manevi dünyama çeki düzen verdimmiydi..evradü ezkar derken bu iş tamamdır..ondan sonra ne gam ne keder..biliyorum herşey çookk güzel olacak..
  çokmu polyanna oldum ne????

25 Mayıs 2011 Çarşamba

can sıkıntısı..

  offf pooofff...sıkı can iyidir hani kolay çıkmaz demiş ya birileri öyle değilmiş..benimki fena halde sıkkın ve çıktı çıkacak şeklinde...nedenmi......hangi birini yazayım..çocuklar ev işler eş..ama en çokda kendim..inşaallah tez zamanda geçer..

3 Mayıs 2011 Salı

gecikmiş yazılar-3-

  Devam edelim artık yazılarımıza...Nisanın başında eltim ile eşi umreye gittiler..10 günlük..bu arada Berra'nın oğum günü vakti gelmişti fakat Canan yengesisin tenbihi üzerine bir kutlama yapamadık..çünkü -ben burda yokken sakın doğum günü yapmayın-diye tembihledi bizi..gerçi biz pastalarımızı kestik yinede..ama şöyle maaile toplanıpta kzıma iyiki doğdun diyemedik..en azından burda..ben annemlere gittiğimde orda yaptık çünkü..zaten benim günüm için herkes toplanmıştı..birde pasta alıp resim çekelim dedik..hediyelerde bol bol gelince oldu işte doğum günü:))
 Canan yengemiz ve İlyas amcamız 10 gün sonra manen doymuş gayet uhrevi bir şekilde geldiler..İlyas abide acaip değişiklikler olmuştu..sadece ziyaet maksatlı kutsal topraklara giden zat geldiğinde bambaşka alemlerdeydi..oralar öyleymiş...duymuşsunuzdur sizde..hatta gidenleriniz vardır..Rabbim bizede gidip o farklı havayı solutsun inşaallah..Canan yengemiz geldikten sonra tesettüre girdi maşaallah..zaten kıyafetlerine dikkat eden biriydi normaldede şimdi başörtüsünüde takınca tam oldu inşaallah..bende Akerden sevdiği renklerde bir başörtü aldım ona hediye..çok mutlu oldu..geldiği hafta evde tüm dostları toplayıp Kur'an-ı Kerim okuttuk..tabi kutlu doğum zamanına denk gelmesi ayrı bir güzellik oldu..hocamız ayarlamış sağolsun Peygamber Efendimiz (s.a.v)in sakalı şerifini,kabe örtüsünü getittirdi..oluşan manevi ortamı varın siz düşünün artık..
  velhasıl bizim nisan ayımız çookk güzel geçti..nisan bereketli olur zaten..bizde fazlasıyla nasiplendik bu bereketten inşaallah..Rabbim seneyede bize gitmeyi nasip eder inşaallah..ve isteyen herkese tabiki..

29 Nisan 2011 Cuma

gecikmiş yazılar-2-

Eevett..nerde kalmıştık..blogumdan ayrı kaldığım süre zarfında neler oldu onları anlatıyordum değilmi?tamam devam edelim:
 Ben yine yeniden spora başladım..ama artık daha sistemli bişeyler yapmak istediğim için spor salonuna kayıt oldum..ücretinide 6 aylık peşin ödedimki amann deyip vazgeçmiyeyim iki gün sonra...-bu tür vukuatlarım olduğu için biliyorum kendimi-bu sefer B-FİT'e yazıldım..bi ay bitti bile..fak varmı??evet vücudum birazcıkk!toparladı..neden birazcık derseniz hemen izah edeyim..yaptığım sporun yada gittiğim salonun bu konuda hiçbir şekilde dahli yoktur..beceriksizlik tamamen ben kaynaklı..tatlıları hüpletip sonra spor yaparsan haliyl fark oluşmaz bedende vede tartıda...amma ne oldu bu bir ay sonuncunda :anladımki yediğim halde bile vücudum toparlanabiliyorsa sağlıklı beslenme -diet demiyorum bakın doktorlar buna kızıyor-artı sporla başarı kaçınılmaz olacaktır..bunu öğrenmem için bir ayımın yanmasına gerek varmıydı tabiki hayır...ama biliyorsunuz bir musibet bin nasihatten evlaymış..benimki o hesap oldu..
 neyse şimdi önümüzdeki günlere bakalım biiznillahh..haftaya doktor kontrollerinede başlıyorum..çok piss spor yapasım zayıflayasım havaya giresim var..eee benim içimdede bahar gelsin artık dimmi ama..dua edin benim için...

27 Nisan 2011 Çarşamba

geçikmiş yazılar..1..


  evet..yine yeniden merhabalar..ne zamandır ertelediğim,yazmak isteyipte yazamadığım yazılarımla tekrar buradayım.. tamam bende biliyorum çok merak edilesi ve edebi yazılar yazamadığımı ama biliyorum ne yazdığımı merak eden arkadaşlarım var..sağolsunlar benim içinde birkaç dakikalarını ayırıp düzenli bi şekilde bloguma girip bakıyorlar ne var ne yok diye...
  ee tabi haliyla buda insana ekstra bir sorumluluk yüklüyor..uzuunnn zamandır yazı yazmıyordum nereden başlıyım ben şimdi..3 çocukla insanın hayatında hergün değil herdakika bir yenilik oluyor tahmin edersiniz..
  ilk olarak abilerden başlıyayım..Alperen okul ve ev arası mekik dokuyor..geçen yazılarımın birinde bahsetmiştim Türkiye genelinde bir sınava girmişti..bu sınavın sonucunda sınıfta ve okulda birinci oldu.. Türkiye genelindede yüzde sekizlik dilime girdi.sonuç olarak iyi bir performans ve başarı gösterdi..
Kerem de okulla boğuşuyor..yalnız onunki öğretmeni sayesinde benim ve Kerem için gerçekten boğuşmaya dönüşüyor..performans ödevleri bizi baydırdı..ev ödevleride öyle..ben Alperende hiç ödev yardımında bulunmadığım için belkide bana zor geliyor ..kimbilir..
neyse gelelim Berra'ya..kzım artık bir yaşında ve yürüyor..görmemişin kzı olmuş misali 3 ayrı gün 3 ayrı pasta kesildi küçük hanım için..napalım kalabalık bir aileyiz..hep birlikte kutlayalım desek biyer kiralamamız gerekirdi:)bizim evde olacak bişey değildi..bizde ayrı kutlamalar yapalım dedik..yani ben öyle karar verdim:))
                                                        bu arada çocukları geçen hafta dişçiye götürdüm..dişlerinde problemler vardı..Alperenin bir süt azı dişi çekildi.alttan diş geliyomuş.bir tanede dolgu yapıldı..ilerde dişlerinin durumuna göre tel takılmasıda gerekebilirmiş..Keremin dişleri daha fenaymış..onun üç dolgusu vardı..birde diş etini yardı doktor teyzemiz..alttaki diş çıkamıyormuş..aaa unutmadan Berra da 5.ve 6. dişlerini çıkardı:)))
doktor teyzemiz benide enkısa zamanda beklediğini söyledi..ahh ben yanabilsem dişçi korkumu yapılacak çok iş var dişlerimdede..

10 Nisan 2011 Pazar

ah ne kadar çok yazacak şey var..birikti birikti..aklımdakileri bir derleyip toparlayayım dünyalık işlerimide bir yoluna sokayım hepsini yazacağım buraya..ama biraz zamana ihtiyacım var..

29 Mart 2011 Salı

bahar geldi...


    ohhh dışarda mis gibi bir hava var...bahar geldi...bu sene doğru düzgün kış yaşamamamıza rağmen baharın geldiğine bu sefer daha çok sevindim sanki..bütün kış kar ha yağdı ha yağacak diye bekleyip durduk..2-3 gün haşır neşir olduk kandileriyle..yettimi?tabiki hayır..özellikle çocuklara..ama daha fazla kasmanın bi anlamı yoktu..işte...BAHAR GELDİ...
    ben baharı çokk severim..yaz kış değil..illede bahar..hem ilkbahar hemde sonbahar..ikiside güzel..ağaçlar çiçek açtı..kuşlar cıvıldamaya başladı..artık pencereleri gönül rahatlığıyla açabiliyorum..çünnkküüü bahar geldi....kızımı fırsat buldukça dışarıda gezdiriyorum pusetiyle..güneş yüzüne vurunca öyle hoşuna gidiyorki..Berra bahar bebeği..hatta bir ara adını bahar koymayı bile düşünmüştüm..sanırım oda annesi gibi baharı çok sevecek..güneşten hoşlanıyor ve kısa kollu gezmeye bayılıyor..hemen her çocuk gibi..
   söyleyecek çok söz yok aslında..içimizdeki ruh halinide bu mevsimle birlikte aydınlatmalı..ağaçları çiçek açtırmalı..beynimize boya badana yapıp kalbimizdeki çiçekleri sulamalıyız..çünkü bahar geldiii...

18 Mart 2011 Cuma

  son günlerdeki blog kapatma olaylarından sonra zaten ağır aksak ilerleyen webgünlük olayım hepten hasar gördü..eski tat kalmadı..küsüp gidenler..amannn uğraşamam bunlarla diyenler..ne olacağı belli değil deyip adres değiştirenler..velhasıl blogların eski tadı yok..ama ısrarla hergün girip bakıyorum kim ne yazmış diye..ve yine ısrarla yorum yazıyorum arkadaşlarıma teşvik amaçlı..bloglardaki arkadaşlarımla tanıştığımda çookk mutlu olmuştum..onları sanki senelerdir tanıyormuş gibi sevmiştim..ama bir çoğu gitti..gerçi irtibatı koparmamaya çalışıyorum ama..olduğu kadar artık napalım..
  sizi seviyorum arkadaşlarım her nerede olursanız olun:))

1 Mart 2011 Salı

BLOGUMA DOKUNMA!!!

  sabah blogları gezerken vede facede işte bununla karşılaştım..bloglar kapatılıyormuş..saçmasapan bir neden yüzünden..kural tanımaz insancıklar yüzünden bizim hayata dair yazı ve resimlerimizi paylaştığımız bloglarımızda kapatılacakmış..mahkeme kararı çıkmış..bundan sonra geriye dönüş olacağını çok zannetmiyorum..onun için yeni çözümler üretmek lazım yine bir blogdaşımın yazısında görüp uyguladığım blog aktarımını sizinle,de paylaşmak istedim..buyrun.  yetenek-sizin.blogspot.com            

24 Şubat 2011 Perşembe

sürpriizz...


  biliyorum kızm kadar oğullarıma yer vermiyorum bu blogta ama napıyım..onların küçüklük resimleri yok hiç dijital olarak..bende kızımın resmini çekiyorum bol bol..umarım çocuklar ilerde bana çok kızmazlar..
 ama şu güzelliğe bakarmısınız..

20 Şubat 2011 Pazar

pepela için dua..

  az önce deli anne blogunun sahibesi arkadaşımın yazısını okudum..ve bende blogumda bu konuya yer vermeliyim dedim..her ne kadar çok izleyicim olmasada es kaza bu blogu okuyanlarda olur diye..
 blog aleminin lezzetli yemek tarifleri,harika görseller ve bir okadarda okurken tat aldığım güzel yazıların sahibesi cafe pepela..yani Şima..bilenler bilir kendisi Libyada yaşıyor.ve şuan Mısırdan sonra Libyada da isyanlar başlamış durumda..
 pepela bana en son yorum yazan arkadaşımdı..onun beni takip edip yorum yazması bilseniz beni ne kadar sevindirir ve gururlandırır..biz burada birbirimizi sadece yayınladığımız yazılardan ve iç beş fotoğraf karesinden tanısakta kalpten kalbe giden okadar güzel yollar oluyorki..işte Şima da kalbimin gittiği güzel insanlardan..
  Onun için,ailesi için ve dahası bütün Libya halkı için dua edelim bugün..Yaradandan onları koruyup gözetmesini isteyelim..güzel insanlar lazım bu dünyaya..yaşamak için değil yaşatmak için nefes alıp veren canlar..dualarımız,kalbimiz seninle pepela..inşaallah sen ve ailen iyisinizdir..

16 Şubat 2011 Çarşamba

kim bu yaramaz??



Berra sessizliğe büründüyse anlayınki bir yerleri karıştırıyordur..helede bulduğu şey ilgisini çok çektiyse dünyayla ilişkisini tamamen kesiyor..
Bunun için sevinmeliyim herhalde kızım inşaallah ilerde yeni jenerasyonun hastalığı dikkat eksikliği olmayacak..dikkatini istediği şeyin üzerine rahatlıkla toplayabiliyor :)
İşte o anlardan birtanesi..Berra neyimi inceliyor?        
                                                                                                 Mandalina almış babasının tabağından..keyifle kabuklarını soyup etrafa dağıtmış..fakat tadına bakınca ekşi gelmiş olacak ki yüzü ekşimiş..anasının kızı oda tatlıları seviyor..

3 Şubat 2011 Perşembe

kim kimi uyutuyor??


 geçenlerde annemlerdeyken küçük hanım çok mızmızlandı..uykusu geldi..yatırıyorum yok..kaldırıyorum yok..emziriyorum yok..bir türlü susmuyor..uykuda iyice sıkıştırdı..dişler geliyor sırayla zaten onun sıkıntısı ilk başta..neyse babam dediki ver biz sallayalım battaniyede..koyduk battaniyeye sallamaya başladılar..ses kesildi..4-5 dakika geçti ses yok ..heralde uyudu dedik..hemen bakmıyoruzda dalmak üzereyse bizi görüp uyanmasın kabus yeniden başlamasın diye..biraz daha bekledikten sonra ben alayım dedim..korkuyorum bi taraftanda böyle 
    


uyumaya alışırsa ben naparım diye..gündüzleri apartman
da hanım efendiyi sallayacak birinimi arıcam:)battaniyeyi
azıcık araladım aman uyanmasın diyerek..sonra nemi oldu buyrun..

29 Ocak 2011 Cumartesi

karneleri aldıkkk..

gülen yüzünüz hiç solmasın..
evett.karneleri aldık diyorum çünkü en az onlar kadar bende ders çalıştım..özellikle performans ödevleri beni benden aldı..öğretmenler kasıtlı olarak veriyorlar bence bu ödevleri..hani ebeveynleride çocukların okul hayatına dahil etmek amaçlı:)
Alperen'in karnesi herzamanki gibi hepsi 5 lerden oluşmuştu ve takdir aldı :))
Kerem'in birtane 4'ü var..hayat bilgisi..oda performans ödevinden düşük not aldığı için..sözlü notu olarak geçiyor ve oda haliyle ders notunu etkiliyor..Kerem'in öğretmeni birazda ikinci dönem hırs yapsın daha başarılı olsun diye böyle bir uygulama yapıyor..doğruluğu yada yanlışlığı tartışılır ama ipler onun elinde öğretende notu verende O..yapacak bişey yok..
yani kısaca biz bugün itibariyle tatile girdik..bakalım neler yaşayacağız bu tatilde...

22 Ocak 2011 Cumartesi

son 10 gündür neler mi oldu?

   bloga yazı yazmayalı tam 10 gün olmuş..hayat akıp gidiyor hızla..bizde testimizi doldurmaya çalışıyoruz elimizden geldiğince..
  geçan hafta Halim yoktu..cuma günü dubaiye gitti..hafta sonu büyük halamıza gittik..ordanda forum istanbul ve ikea gezintisi yaptık..eğlenceliydi..hafta içi çocuklar okulda bende kızımla evde temizlik halindeydim..
   cumartesi günü Alperen'in sınavı vardı..Türkiye genelinde yapılan bir sınav..seviye belirleme..bizim çocuklar istanbul üniversitesinde girdiler..cumartesi beyazıttaydık yani..sınav çıkışı o üniversitenin sembolu devasa kapının önünde çocukların resmini çektik..hatıra olsun birgün o kapıdan içeriye girdiklerinde o günü hatırlasınlar diye..gerçi benim oğlum boğaziçine yakışır ama istanbul üni.de razıyız canım:)sonuçlar henüz açıklanmadı..90 soruda 4 yanlışı var..eğer başka yanlışları çıkmazsa güzel bir puan alacak inşaallah..
   pazartesi günü yani 17 ocakta Kerem'in doğum günüydü..ilk defa oğlum için kekinide kendim yaptığım bir pasta hazırladım..eksikleri olmakla birlikte fenada olmadı hani:)sabah benim arkadaşlarım geldi kahvaltıya..öğleden sonrada çocuklar..çok kişi yoktu..herkesi çağırınca sığamıyoruz eve..çok çekirdek arkadaş gurubu sadece..akşamda annem kardeşim ve eşi geldi..onlarda pasta almış.birkez daha pasta kesti Kerem bey..ağzı kulaklarındaydı o gün..ah birde gelen hediyeleri beğenmiş olsaydı..bunlar Berraya göre deyip durdu hediye oyuncaklar için..Allahtan Burak dayısı psp i için oyun satın almış internetten onu yükledide keyfi yerine geldi..
  evet sıra geldi Berra'ya..oda napsın bu koşturmacada bize ayak uydurmaya çalışıyor..iki ve üçüncü dişleride çıktı..artık hızlı şekilde emekliyor ve girip karıştırmadığı yer kalmayacak yakında..saçları uzadı biraz..artık toka daha uzun süre durabiliyor saçında:)
  ve ben..yaşamaya çalışıyorum işte hayatı bana bahşedilen şekliyle..kah mutlu kah üzüntülü..ama hergünüme şükrederek..ne yaşamış olursam olayım..

12 Ocak 2011 Çarşamba

ilk'im..

    bu minik elin ilki ilk defa elime değdiğinde henüz 21 yaşımdaydım..bir çok kişi için yola çıkılmamış,başın pembe bulutlara değdiği,gözlerin dünyayı puslu gördüğü bir yaş...ben ise o yaşımda hayatın anlamını öğrendim..çözdüm şifreyi..AŞK..fani olana duyulabilecek aşkın en güzel boyutu..
    ilk defa kucağıma aldığımda büyük bir şaşkınlık yaşadım benimmi gerçekten diye..öyle ya uyudum ve uyandığımda işte oğlun dediler..kucağımda oğlum olduğu halde karnımı yokladım diğer elimle bebeğim neden hareket etmiyor diye...idrak edemedim hemen içimdeki canın kucağımda olduğunu..
   ilk kez kokusunu içime çektiğimde narkozdan ayılamadım hala dedim kendi kendime..meğer yavrumun cennet kokusuymuş başımı döndüren..anladım kokusunu tekrar içime çektiğimde..
  ilk kez gözlerime baktığında..aman Allahım dedim içimden varmı dünyada bunlardan başka böyle güzel bakan bir çift mavi göz annesine..
  ilk kez minik ellerini aldığımda ellerime şükrettim rabbime..bu büyük nimeti bana verdi diye..
  ilk kez ANNE oldum..ilk kez canımla can besledim..ilk kez yüreğim başka bir can içinde atmaya başladı..
  benim ilk CAN'ım..oğlum..ALPEREN'im..

5 Ocak 2011 Çarşamba

küçük yaramaz..



   hani derler ya anne olduktan sonra ağrısız başın olmaz..aynen katılıyorum..bide üç tane olunca varın siz düşünün gerisini..tam işlerimi ayarlayıp bilgisayar başına oturuyorum-mutat olarak yazı yazamasamda blog arkadaşlarımı thergün takip ediyorum..bu hayatımın bir parçası oldu-ki berra bi işler çeviriyor..bu aralarda abisinin yatağının arasına girmeyi oyun haline getirmiş durumda..ben bilgisayarla uğraşırken onu tam karşıma gelecek şekilde oturtuyorum yatağın üzerine o önündeki oyuncaklarla oynamak yerine geri geri kayıp yatağın arasına giriyor..Allahtan bir yeri acımıyor..ilk önce benim tepkime bakıyor..ben gülüyorsam oda başlıyor şebeklik yapmaya..geçen gün yine oraya girmişken resmini çekeyim dedim..bir poz bir tane daha derken panik yaptı..onu almayacağımı düşünmüş olacakki ağlamaya başladı..hemen anne eli olaya müdahale etti tabi..buyrun Berra'nın komik hallerinden kareler....