4 Aralık 2011 Pazar

üç çocuk ve bir hayat..

gerçekten üç çocuğa bir hayat yetermi??yaşayan biri olarak cevabım:HAAYIRRR...hepsi ayrı ayrı ilgi ve sevgi istiyor ,bekliyorlar..ama benden bir tane var:(( hepsine yetişebilmem mümkün değil..bu yüzden arada atladığım şeyler oluyor haliyle..ve sonrasında müthiş vicdan azabı duyuyorum..okadar çok şey varki anlatacak..biraz onlardan biraz benden..ama şöyle oturup sakin kafayla yazabilecek vakitde okadar kısıtlıki..malesef..misal şu ufacık yazıyı bile kızım tepende çığlık atarken yazma mücadelesi veriyorum..yoksa bende isterdim durumumu anlatan,anlatıpta rahatlamama sebep olacak yazılar yazmak..ama olmuyor işte..bu yazıya başlarken bile aklımda neler vardı yazmalıyım dediğim..fakat Berra'nın çığlıklarıyla birlikte hepsi uçtu gitti..
siz yinede beni takipte kalın a dostlar..kimbilir belki bir fırsatını bulurumda güzel bir yazıyla hasbihal ederiz sizlerle..emanetçilerin en eminine emanet olun..hepinizi takipteyim..sevgiler..

25 Kasım 2011 Cuma

sevgili blog arkadaşlarım sümeyye (cici şeyler dükkanı)arkadaşımın ikazı ile kendime geldim ve baktımki benim bloguma yorum bırakamıyormuşsunuz:( bende epeydir var bu işte bir tuhaflık diyordum..çünkü beni yorumlarıyla yalnız bırakmayan değerli arkadaşlarım var..sizden ricam ben ayarlarla oynadım değişiklikler yaptım sizde yorumyazılıyormu diye bir kontrol etmek adına bana yorum yazarmısınız..eğer olmazsa bir zahmet bana zeynep-h.a.k@hotmail.com adresime mail atarsanız beni çookk bahtiyar eylersiniz..
hepinize ilgi ve alakanızdan dolayı teşekkür ediyorum..sevgiler..

18 Ekim 2011 Salı

tatilden..


                                   Berra bütün oyuncakları denedi sırayla..
                             tabi abilerde oyunları...
                                    ama ençok sallanan bu at arabasını sevdi..
                               Kerem de ayakları zor yetişsede araba yarışını..
tabii Alperen de....                                                           

                                           otelin  içinden..
                                          ve odamızın balkonundan..
                                           Berra'nın şaşkın bakışlarından...birazcık..

14 Ekim 2011 Cuma

kısa bir tatil..

   evet 4 günlük tatilimiz bitti ve biz evimize döndük..tatil bu maceraya tam denk gelecek bir kelimemi pek bilemiyorum gerçi:(evet evet maceraydı...özellikle dönüşümüz tam bir aksiyondu..
  çok uzun tutmayayım anlatacaklarımı..Antalya da uçaktan indik 2 saatlik bir otobüs yolcluğuyla Alanyada kalacaımız otele vardık..güzel bir 4 günün ardından..pazar günü 12 de Antalya havaalanındaydık..uçağımız 13:40 da olduğundan rahat rahat işlemlerimizi hallederken birde ne görelim eşimin uçak bileti dışındakiler yani benim ve çocuklarınkiler yanmış..meğer biletleri aldığımız şirket bizim dönüş biletlerini Antalyaya geldiğimiz günün öğlenine vermiş..bizde eşimin biletine baktım dönüş saati için diğerlerine bakma gereği duymadık..ailecek alındığı için biletler..neyse firma yetkilisi eşime ''sen git biletin yanmasın diğerleri öbür uçakla gelir''diyor..nasıl bıraksın bizi 3 çocuk ve ben..aman Allahım..olmaz öyle şey dedi eşim..uçakta boş yerde yokmuş yeni bilet alıpta gidemiyoruzda..bir sonraki uçak 22:45...ahh çıldırıcam..hadi oğlanlar neyse bi şekilde oyalanırlarda Berra ile naparım okadar saat havaalanında..okadar kızdım ki..oan biletleri aldığımız şahısı arayıp ağzıma geleni söyleyebilirdim..eşim ben gidince ilgilenicem falan dedi de sakinleştim..bide şirket sahibi arkadaşı yoksa ben yapacağımı bilirdim..benim karadeniz damarım tutsaydı..ahh onları kim alırdı elimden..
  biz biletlerle uğraşırken hafif hafif yağan yağmur hızlanmaya başladı..sonra başka bir firmadan yeni biletler aldık..saat 15:20 ye..geçtik oturduk uçak saatini bekliyoruz..bir saat...iki saat..sürekli rotar anonsları yapılıyor..dışarısı kıyamet..nasıl bir yağmur..bize yiyecek içecek dağıtılıyor..ahh diyorum bu gece burdayız herhalde..nihayet uçağa biniyoruz..uçağın merdivenlerini çıkana kadar üzerimiz Berraya sardığım havlu sırılsıklam oldu..uçakta örtü dağıttılar kurulandık..havalandık 5 dakika sonra uçak hava boşluğuna düştü..bağırışmalar..noluyo nidaları..sonra hemen düzeldi Allahtan..pillotta hemen anons yaptı korkulacak birşey olmadığına dair..55 da.nın sonunda istanbula geldik..çocuklara dedimki ''oğlum öpün yeri vatan toprağı çok şükür geldik..''
  bebekle tatil yapmak ayrı zorduda bide yolculukta böyle sıkıntılar yaşanınca..off ki off..bizde sonra Antalyada sel olmuş zaten..işte böyle bir maceraydı yaşadıklarımız ki ben kısa geçtim..tatil fotolarımızda diğer yazıya kalsın ozaman..sevgiler..

4 Ekim 2011 Salı

bu aralar..

  yapılacak okadar çok işim varki..sanmayın ki ben bazı blog arkadaşlarım gibi çookk becerikliyimde işlerim yoğun yetiştiremiyorum..benimki sadece tembellik:((evdeyim şu sıralar..yani..hani eskiye nazaran :)hafta sonu annemlerdeydik çocuklarla..pazar günü Halim gelip aldı ve eve döndük..geldiğimden beri  çamaşır yıkayıp asıp katlıyorum..bu akşamda hayırlısıyla ütülerimi yaparsam..şimdilik bu durum idare edecek beni..
  perşembe günü ufak bir tatile gidiyoruz Antalyaya..pazar akşamı döneriz inşallah..çocuklar çok sevinçli.tatilden çok ilk kez uçağa binecekleri için mutlu ve heyecanlılar..
  artık gelince güzel fotolarla görüşürüz dostlar..dualarda unutmayın bizide:))

29 Eylül 2011 Perşembe

..heyy dostum merhaba..

  iki aylık bir aranın ardından herkese merhaba..evet iki aydır internetimiz yoktu..bağlantı hallolunca ilk işim bloga girmek oldu..sizleri blog arkadaşlarımı çookk özledim:))şimdilik birkaç arkadaşımın sayfasına bakabildim..inşaallah vakit buldukça iki aylık kayıbı gidermeye çalışacağım:))eee keyifler nasıl bakalım..umarım herşey yolundadır..biz 3 aylık bir tatilin ardından maratona kaldığımız yerden devam ediyoruz..çok şükür..
  size anlatacağım şeyler tabiki var..iki aylık birikim kolaymı??yavaş yavaş hepsini yazacağım buraya..yurtdışında yaşayan kendileriyle sadece mailleşmek suretiyle görüşebildiğim arkadaşlarım bir ses ediverin hele..bir kaçınıza mail attım ama cevap alamadım..özlendiniz..